Beni de köpek ısırdı

İlk başıma gelen kötü olay

O zamanlar 3 yaşında olmama rağmen herşeyi detaylı hatırlıyorum.Kütahya’da karşısında orman olan bir apartmanda yaşıyoruz. Evimizin baktığı bu orman bir çam ormanı ve kıyısından içebildiğimiz bir kaynak suyu vardı. Ormanın bi ucunda ise küçük bir gecekondunun etrafında 7 8 adet köpek bağlıydı. Gecekonduda insanlar o köpekleri yeriştirerek satıyolardı. İki küçük kız kumdan pasta yaparak ormanda oynuyorduk ve pastayı süslemek için açan minik kırmızı çiçeklerden topluyorduk. Birden arkamda birşey hissettim ve o kadar bir çocuk ne hızda koşabilirse o hızda koymaya başladık. Bu bir köpekti. Zincirini koparmış olan kocaman bir kurt köpeği.. Şimdi adını hatırlamadığım o kız kaçabilmişti ben ise ayağımda olan pabuçlar yüzünden kaçamamış köpeğin arkamdan atılmasıyla yere düşmüştüm. Annem o sırada balkonda çamaşır seriyomş ama 4. kattan yapabileceği çok bişey yoktu. Onun çığlıklarını duyabiliyodum. Sonra köpek beni bacağımdan ısırdı. Ama bi acı hissetmedim çünkü o anın korku ve paniği acıyı bastırmıştı sanırım. Sonra birinci katın camından atlayan genç bir abi beni köpekten kurtardı. Otobüsle hastaneye gittiğimizi hatırlıyorum. Herhalde arabamız yokmuş. Hastanede göbeğimden iğne yaptılar ve sonra günlerce kuduz aşısı oldum. O köpeği ise karantinaya aldılar kuduz mu ölücek mi diye ama kuduz değilmiş. O diş izini hala taşımaktayım zamanla kaybolup sadece tek bir dişin izi kaldı oda bana bu anı için hatıra işte.. Annem o günden sonra tüm köpeklerden nefret etti. Şimdi bir köpeğimiz var. Annem ilk defa bir köpeği seviyor ama hala dokunamıyor.  Ben ise küçükken yapılan kurşun döktürme seyansları sayesinde köpekleri hala seviyorum.

Anelya

Devamı » · Yayımlanma tarihi: 07-01-09 · 2 Yorum »

Ben kimim?

Yavaş yavaş büyümek için doğumumdan başlıyorum.

Benim doğduğum yer Bulgaristan’nın bir şehri ama orada hiç yaşamadım. Ben iki aylık bir bebekken ailecek Türkiye’ye  sürgün edildik. Çünkü; benim dayımında içinde bulunduğe 5 arkadaş Türkiye’ye Bulgarların baskılarına karşı çıkarak kaçtılar. Buyüzden hiçbir eşyamızı alamadan yola çıkmışız. Çoğu kişi benim yollarda öleceğimi söylemişler. Bulgaristan’dan Türkiye’ye gelmemiz 1 haftadan fazla zaman almış. Ama bana bişi olmamış.

Benim hiç

Devamı » · Yayımlanma tarihi: 06-30-09 · Yorum Yok »

-di’li geçmiş zaman (bölüm 2)

ÖSS’ye daha çook var, hem ben çalışıyorumki zaten (!)…

Ünlem koyduğuma bakmayın gerçekten herkes çalışıyordu ÖSS’ye, laziberesi, şoparı, fransızı, yabankızı, ineği, daladamı, suskunçocuğu, sınıfınenhızlıkonuşançocuğu herkes çalışıyordu yani.

En sonunda piknik günü geldi, bizi piknik bölgesine götürecek olan servis şöförü ayarlandı ama kameramançocuk anlamadı hangi ara yapıldı bu işler. Biraz fazla inekliyordu galiba. O zamanlar düşüncesi şuydu tabi “abicim hayatımın bir yılını feda ederim, istediğim bölümü kazandıktıktan sonra kaç yıl yaşıyacaksan rahat ederim…”. Ama acı gerçeği ona kimse söylememişti çünkü üniversite hayatı daha zormuş derslerin yanında ÖSS hiç kalırmış (ama bu kadar zor olmasına rağmen yinede güzelmiş be).

O sabah

Devamı » · Yayımlanma tarihi: 06-30-09 · Yorum Yok »

-di’li geçmiş zaman (bölüm 1)

Pikniğe gidelim bizde, çok iyi olur aslında…

Liseye giden her öğrencinin aklına bu müthiş ötesi fikir gelir, sanki daha önce kimsenin aklına gelmemiş gibi. Bizimde aklımıza gelmişti böyle çılgın(!) bir fikir.  Aslında bizim demek uygun olmaz ilk fransızın aklına geldi bu fikir sonra hepimiz bu fikre katıldık, destekledik sonuna kadar, bu piknik olmalıydı. Hem lise son olmuştuk artık son yılımızdı bu bir daha ne zaman görüşecektik ki zaten.

Aslında lisedeki arkadaşlıkları o kadar iyi değildi sanki, sınıf bir türlü kaynaşamamıştı yada kameramançocuk için böyleydi bu. Zaten kameramançocuk koca bir lise hayatını ot gibi geçirdiğini düşünüyordu devamlı yada diğer arkadaşlarının anlattığı abartılı lise maceralarının hepsine inandığı için böyle düşünüyordu bilemiyorum. Bu piknik fikrini ilk duyduğundan beri sabırsızlanıyordu kameramançocuk ve aklına okula kamera getirmek fikrinin gelmesi ilk o zamana rastlar hatta hem bu bahane ile çokgüzelkızıda çaktırmadan videoya alabilirdi. Nasıl olsa iki yıl boyunca çokgüzelkıza açılamamıştı bir türlü, artık lisede bitmekteydi zaten bir daha hayatı boyunca göremiyecekti çokgüzelkızı en azında elinde bir görüntüsü olsun (gizlide olsa) ilerde hatırlayınca bakarım diye düşünüyordu.

Kamerayı

Devamı » · Yayımlanma tarihi: 06-28-09 · Yorum Yok »

Haketti O Haketti…

Eve çıkmalıyım…

Bir öğrenci üniversiteyi kazandığı andan itibaren yanlızca bunu düşünür, kendince planlar yapar aynen şöyledir;

“Şimdi ilk dönem yurtta kalsam kendime uygun arkadaşlar bulsam (bkz. ortam kurmak) sonra ara tatilde bir ev kiralarız, sonrada dört yıl aynı adamlarla kalırız o evde(!), tartışırsın diyolar ama n’olcak biraz katlanmak(!) lazım abi, kırk yıllık evli çiftler bile kavga ediyolar normal bunlar” Bu düşünce vardır genel olarak tabi buna katılmayanlarda var. Sonra böyle düşünen arkadaşlar eğer devlet yurdunda kalıyorlarsa ikinci dönem rahatça çıkabilirler ama özel bir yurtta kalıyorlarsa işleri zor, “çıkarlarda çıkamazlar” çünkü yılın başında bir heycanla imzalanmış olan senetler vardır ve o senetleri almak imkansızdır. Şahsen bu senetleri almak için kavga edenleri çok gördüm ama nafile işler bunlar.

Neyse ikinci dönem zart diye eve çıkanlar o dönemin sonuna kadar dayanamazlar ama yıl sonunda kesin ayrılmalar olur, aradan çok nadir aynı kişilerle devam edenler olur.

Birde çok iyi

Devamı » · Yayımlanma tarihi: 06-26-09 · 2 Yorum »

-mek, -mak

  • Yenilenmiş blogta ilk yazı yazmayı istemesine rağmen ne yazacağını bilememe ve böyle maddeler halinde birşeyler karalamaya çalışmak.
  • Şimdi bütün yazılar silindi ya önceki blogtan, bundan ders çıkarma ve artık düzenli yedek almayı istemek.
  • Önceki blogu mahvetmek ama üzülmemek, kendini avutmaya çalışmak “Zaten bıkmıştım o blogtan çok yazmıyordum canım”.
  • Artık daha kişise yazılar yazmayı istemek, hit arttırmak için “Google’a oynamaktan” vazgeçmek.
  • Mesela etiket kısmına “bedava mp3 indir” şeklinde yazılar yazmamaya karar vermek.
  • İlk önce her kelime sonuna -mek, -mak eki koymayı sevmek ama yukarıdaki yazıları okuyunca kendinden tiksinmek.

Neyse ben blogun ayar kısmına geri döneyim biraz daha işim var ondan sonra düzenli yazıcam karar verdim. 2 günde bir yazı yazıcam buraya.

Teşekkürler…

Devamı » · Yayımlanma tarihi: 06-25-09 · Yorum Yok »

Merhaba Dünya!

Evet tamamen benim beceriksizliğim sonunda eski blogumu kaybetmiş bulunmaktayım. Aslında iyi oldu diye kendimi avutuyorum bu aralar çünkü uzun bir süredir yazmıyordum yazı eski bloga daha doğrusu yazasım gelmiyodu hiç nedense. Şimdi herşeye sıfırdan başlamak çoook zor olucak biraz ama güzelde olucak sanki artık yüksek hit almak için yazmaya çalışmıyacam daha kendime özel yazılar olucak burda. http://muhendisiz.org adresinde ise yazmaya devam ediyorum o blogumda bir değişiklik yok şimdilik ve uzun bir süre daha düşünmüyorum.

Devamı » · Yayımlanma tarihi: 06-25-09 · Yorum Yok »
1 / 1 1