Koşa koşa eve geldim, bilgisayarımı açtım ve bu yazıyı yazmaya koyuldum. Olayı sıcağı sıcağına anlatmak istedim size…
Eve gelirken önümde 45-55 yaşlarında bir dayı yürüyordu. Dış şekil itibari ile tam bir dayı ya benzemekteydi ayağında topuklarına bastığı kundura bir ayakkabı vardı. “Ayağında(ki) kundura” ile hızlı adımlarla yolda yürürken aniden sendelemeye başladı ve kafası öne gelecek şekilde ayakları geride (kambur bir pozisyonda) yani tam bir düşme pozisyonunda ileri doğru hızlı adımlarla ilerlemeye başladı sonra tam düzeldim derken park etmiş arabalardan birisinin dikiz aynasına çarpıp aynı pozisyonda sola doğru yürümeye başladı. Bu sırada şaşkın durumda DAYI‘yı izleyen bende boş durmadım koşarak gittim bir tekme ben attım sonra DAYI yüzüme baktı şöyle dedi;
–Dayıcığına hiç acımadın mı evladım neden bana tekme atıyorsun ? Babacığınım ben senin…
Cevabım ise…
–”Sen hiç bir sabah kalktığında karşında yere düşen bir adam görüp bu adama yardım edememek nedir bilirmisin dayı” dedim. “Sen hiç intikam ateşi ile yanıp aşk ateşi ile kavruldunmu dayıı…” dedim. “Hayat acımasızdır dayı yere düşüne bir de sen vurucaksın… vurucaksınki hiç yerden kalkamasın hayat denilen oyundan bir kişi daha eksilsin…”
Dedim.

Ahahah, bunlar gerçekte mi, son muhabbet süper
Cevapla
admin Reply:
January 19th, 2010 at 3:17 pm
gerçekmi değilmi yorum yapmak istemiyorum
Cevapla