0

“Poğaça”

Tarih: January 22nd, 2010 Kategori: Hatıra

Bugün yemek yaparken aklıma geldi birden

Küçükken yani evin içinde o odadan diğer odaya koştuğum zamanlar. Şuursuzca koşarken arada bir annemin yanına uğruyorum tabi uğrama amacım farklı oluyor her seferinde bunlar; acaba annem mutfakta ne yapıyor, akşama ne yemek var, su tabancamın içine su doldurmak, gizlice çiğ yufka yemek, dolabın kapağını açıp dakikalarca bakmak boş boş yada yemek yapan anneyi izlemek acaba neler yapıyor diye…

Tam o sırada annem seslenir “oğlum yardım et şu kek harcını çırp” der mesela tabi benimde en büyük eğlencem elimde mikser birşeyleri çırpmak, çırparken o harcın yada hamurun aldığı şekle bakmak, yan taraftan ek yumurta koyulunca nasıl çırpıldığını izlemek.

Özellikle çırparken “lan şu mikserin telleri nasıl birbirinin içinden geçiyor acaba” diye kendi kendime sorup, incelemek için çalışırken mikseri havaya kaldırmamla ortalığın batması sonra anneden şaplağı yemek falan güzel şeylerdi bunlar….

Böyle zamanlarda mutfak masasının üstünde bir defter olurdu. Tabiki bu defter çizgili bir defterdir ama o mavi çizgiler kalın ve çok koyu olurlardı nedense öyle hatıramda kalmış. Defter üstünden “kıymet ablanın kek tarifi”, “melehat ablanın poğaçası”, “şükran ablanın kurabiyesi” gibi yazılar olurdu. Annemin neden böyle yazdığını hiç anlayamadım sorduğumda ise “e tariflar karışmasın diye öyle yazıyorum” cevabını aldım. Belki haklı bir neden ama bir türlü alışamadım buna sevgili okuyucu.

Sonra zaten büyüdük falan o tarif defterini görmez oldum. Acaba hala duruyomudur merak ettim valla iki gün sonra eve dönüyorum dönünce sorarım bakalım duruyormu acaba.

Not: Şu POĞAÇA kelimesine bir türlü alışamadım ben böyle hayvanımsı gibi bir ses çıkıyor okurken aslında POĞÇA olsa daha narin duruyor bence zaten konuşurken poğça diyoruz. poğaça poğaça poğaça poğaça poğaça poğaça poğaça poğaça…

"“Poğaça”" başlıklı bu yazıyı beğendiyseniz yukarıda bulunan sitelerde paylaşarak daha fazla kişinin faydalanmasını sağlayabilirsiniz.

Yorum Yapın