Bir Garip Reklam

Tarih: January 23rd, 2010 Kategori: Genel Hatıra Notlar

Bu reklamda ben oynuyorum :)

Şimdi buraya bu videoyu koymak ile iyimi yaptım kötümü yaptım bilmiyorum açıkçası. Çünkü internette okuduğum bazı yazılarda şu şekilde uyarılar yapılıyor “Blogunuza yazdığınız yazılara dikkat etmelisiniz, bugün koyduğunuz bir yazı video yada resim ilerde iş hayatınızda karşınıza çıkabilir ve iyi olmayan sonuçlara neden olabilir”. Bir açıdan doğru ama şimdi içimden buraya koymak geldi bu videoyu. Bilgisayarımın tozlu dosyaları arasından çekip çıkardım sırf bunun için.

Bu yaz yani 2009 yazında yakın arkadaşım Enes Dereli tarafından düşünülüp yapılmış bir videodur kendisi. Aslında amacımız reklam değildi ama video sonunda baktık ki Uykusuz Dergisinin reklamını yapmışız. Olsun severek okuduğumuz bir dergidir kendisi özellikle Umut Sarıkaya’nın karikatürlerini ve yazılarını çok severim.

Gerçi Uykusuz için iyi bir reklam mı oldu yada kötü bir reklamı oldu bilemiyorum. Bu durumda “Reklamın iyisi kötüsü olmaz” diyip geçiyorum.

Neyse lafı çok uzatmadan sizi Bir Garip Uykusuz Reklamı ile baş başa bırakayım. Bakalım yorumlarınız ne olacak.

“Poğaça”

Tarih: January 22nd, 2010 Kategori: Hatıra

Bugün yemek yaparken aklıma geldi birden

Küçükken yani evin içinde o odadan diğer odaya koştuğum zamanlar. Şuursuzca koşarken arada bir annemin yanına uğruyorum tabi uğrama amacım farklı oluyor her seferinde bunlar; acaba annem mutfakta ne yapıyor, akşama ne yemek var, su tabancamın içine su doldurmak, gizlice çiğ yufka yemek, dolabın kapağını açıp dakikalarca bakmak boş boş yada yemek yapan anneyi izlemek acaba neler yapıyor diye…

Tam o sırada annem seslenir “oğlum yardım et şu kek harcını çırp” der mesela tabi benimde en büyük eğlencem elimde mikser birşeyleri çırpmak, çırparken o harcın yada hamurun aldığı şekle bakmak, yan taraftan ek yumurta koyulunca nasıl çırpıldığını izlemek.

Özellikle çırparken “lan şu mikserin telleri nasıl birbirinin içinden geçiyor acaba” diye kendi kendime sorup, incelemek için çalışırken mikseri havaya kaldırmamla ortalığın batması sonra anneden şaplağı yemek falan güzel şeylerdi bunlar….

Read the rest of this entry »

Bir Tekme de Benden

Tarih: January 19th, 2010 Kategori: Günlük Hatıra Türkiye

Koşa koşa eve geldim, bilgisayarımı açtım ve bu yazıyı yazmaya koyuldum. Olayı sıcağı sıcağına anlatmak istedim size…

Eve gelirken önümde 45-55 yaşlarında bir dayı yürüyordu. Dış şekil itibari ile tam bir dayı ya benzemekteydi ayağında topuklarına bastığı kundura bir ayakkabı vardı. “Ayağında(ki) kundura” ile hızlı adımlarla yolda yürürken aniden sendelemeye başladı ve kafası öne gelecek şekilde ayakları geride (kambur bir pozisyonda) yani tam bir düşme pozisyonunda ileri doğru hızlı adımlarla ilerlemeye başladı sonra tam düzeldim derken park etmiş arabalardan birisinin dikiz aynasına çarpıp aynı pozisyonda sola doğru yürümeye başladı. Bu sırada şaşkın durumda DAYI‘yı izleyen bende boş durmadım koşarak gittim bir tekme ben attım sonra DAYI yüzüme baktı şöyle dedi;

–Dayıcığına hiç acımadın mı evladım neden bana tekme atıyorsun ? Babacığınım ben senin…

Cevabım ise…

–”Sen hiç bir sabah kalktığında karşında yere düşen bir adam görüp bu adama yardım edememek nedir bilirmisin dayı” dedim. “Sen hiç intikam ateşi ile yanıp aşk ateşi ile kavruldunmu dayıı…” dedim. “Hayat acımasızdır dayı yere düşüne bir de sen vurucaksın… vurucaksınki hiç yerden kalkamasın hayat denilen oyundan bir kişi daha eksilsin…”

Dedim.

WTF? ve Diğerleri

Tarih: October 5th, 2009 Kategori: Genel Günlük Hatıra

  • Bu aralar Stop Motion filimlere merak saldım blog (Stop motion nedir diyenler bkz 1 ve bkz 2 , ayrıca profesyonel bir örnek görmek isterseniz buyrun ve buyrun) Bende çekeyim dedim ve kendi kendime çektim bişeyler daha ilk kez olduğu için biraz amatörlük var mesela elim çıkıyor bir yerde, bir yerde de gölem çıkıyor falan filan neyse sizi Stop Motion dünyasını alt üst eden videom ile baş başa bırakıyorum beğenicekmisiniz bakalım.

Herşeyibilenamca

Tarih: September 22nd, 2009 Kategori: Genel Hatıra

Şimdi şehir için otobüsünden indi “herşeyibenbilirim” amca ve durakta biraz durur gibi oldu daha sonra yoluna devam etti. Bu sırada gözlerimi ayırmadan izledim herşeyibenbilirim amcayı yoluna devam ederken elini sarımsı bir renge sahip olan kumaş pantolunun cebine soktu ve bir zamanlar Pascal Nouma’nın tombala hareketine bezner bir hareketi cebinden yaptı nerdeyse daha sonra diğer eli ile sarımsı renge sahip kumaş pantolununun açık olan fermuarını yukarı çekti ve hızla yoluna devam etti…

Üç dört günlüğüne İzmit’e arkadaşımın yanına gitmiştim İzmitin tepelerinde taa 9. kattaki öğrenci evinde kaldım, camında perdesi olmayan, yazın buz dolabı kapalı kaldı diye kokan, duş almak isteseniz duş perdesi olmayan, balkonda toz tutmuş nargilesi eksik olmayan, odaların birince iki tane 5 kg’lık kas yapmak için “dambıllar” (dayanamayıp sordum “bu dambılları kullanıyomusun arkadaşım benim ! ” o da şu cevabı verdi “lan ilk aldıktan sonra bikaç gün kullandım o kadar”, peki sorarım sana sevgili okur neden şaşırmadım ben bu duruma) tipik bir öğrenci evi, benim öğrenci evim çok mu farklı hayır. Bütün öğrenci evleri benzer birbirine. (yukarıdaki bölümü bitirdiyseniz alt paragrafa ve onu altı paragraflara geçebilirsiniz…)

Read the rest of this entry »

ÖSS puanları açıklandı, yavaş yavaş tercihleri yapıyor herkes bir yerlere girme telaşında. Zamanında bende böyleydim inanın tercih yapmak sınavdan daha zor birde hiç bir zaman alınan puan beğenilmez istenilen bölüme yetmez gibi bir durum vardır (öss birincilerini muaf ediyorum bu durumdan). Özellikle bu yıl ilk kez üniversiteye gidecek olanlar okusun bu yazıyı. Okutun, okutturalım efendim…

Read the rest of this entry »

1 / 1 1